Bülent SabırlıBu maç da şaibeli… Yani art niyetli, hileli, ayıplı…
Çok ayıp gün boyu olan bitenler, çok!
Hava günlük güneşlik... Günlerden Cumartesi. Alın eşinizi dostunuzu, pikniğe gidin, denize gidin, gezin tozun… Ama yok, o tribünleri hıncahınç dolduracaksınız illaki! Üstelik sevgi haykıran koreografilerle, “pasaportlar hazır” mesajı verenlerle, coşanlarla coşturanlarla müthiş bir sinerji yaratıp Konyaspor’a daha baştan nefes alma imkanı tanımayacaksınız. Çok ayıp!
Ya takıma ne demeli? Eksiği çokmuş, gediği büyükmüş, hiç takmıyor. Kirita haftalardır olduğu gibi orkestra şefi. Hem geleni durduruyor, hem oyunu kuruyor. Ayıp sana! Ya Sercan? Tutabilene aşk olsun. Shin boğuşuyor, Bekir Ozan didiniyor, savunma geçit vermiyor, takımın yenisi Ozan İpek kırk yıllık gibi döktürüyor. Dakika 90+ olmuş, skor 3–0 olmuş, takım hâlâ bastırıyor, hâlâ uğraşıyor. Ayıp vallahi size, ayıp hepinize!
Perdesini yırtıp kardeş Ankaragücü ile oynanan maça menfaat uğruna kara çalmaya çalışanlar: Ayıp bu maçtaki gibi olur işte, uyumayın! Bu maç da şaibeliydi değil mi?
Aradaki dostluğun, kardeşliğin büyüklüğünü, samimiyetini ve tertemiz geçmişini bilmeden konuşan sizlere bir ayıbı o zaman etmiştik, bir de şimdi… Hem sizi eze eze yenerek, hem de her fırsatta, her golde “Ankaragücü” diyerek. Sizlere anlatmak çok zor ama kardeş Ankaragücü'nü çok seviyoruz! Sahi, bu da ayıp mı, değil mi?
Sırada Trabzon maçı var. Bitti gözüyle bakılan sezonda öyle bir yere geldik ki şimdi… Bu fırsat kaçmaz; her zaman eşek ölmez, on köfte on paraya olmaz. Zerre kadar şüphem yok ki Trabzonspor’dan çok daha iyi durumdayız, daha arzuluyuz, daha disiplinliyiz. Esas önemli olansa, yine zerre kadar şüphem yok ki, bu takım sahada terini son damlasına kadar akıtır. Ötesi boş… Tek düşündüğüm bu üç hafta nasıl geçecek, nasıl sabredilecek; bir de son hafta İstanbul’a nasıl bir kalabalıkla gidilecek…
Bülent SABIRLI |