Bülent SabırlıAvrupa, Avrupa, duy sesimizi!
Cümleten çok güzel bir rüya gördük bu sene. Sana geliyorduk. Pasaportlarını hazırlayanlarımız bile vardı, inanır mısın? Ama bu hafta Antep’le berabere kalınca uyanıp kendini birdenbire Altıparmak’ta buluverenler oldu. Hâlâ bu rüyada olanlarımız da var bir yandan. Çıkmadık candan umut kesilmez diyen ben de dâhilim uyanmayanlara. Rüya keyifli, rüya renkli, ne diye uyanalım. Belki Galatasaray yenilir, belki Fenerbahçe de yenilir; biz de kazanırız. Olmaz mı? Olabilir elbette. Beni bir hafta daha rüyalara salmaya yetecek bir ihtimal bu.
Uyananların da haklı sebepleri var. Biz Avrupa’ya “Duy sesimizi!” diyoruz ama sesi bizden daha tok olanlar var âlemde. Onların sesinin kulağa daha hoş geldiğini düşünenler var. Bastılar düğmeye… Trabzon’da hakem adamakıllı kesti biçti bizi önce. Gol olana kadar tekrarlayacaktı olmayan faulün atışını besbelli. Sonra bir baktık ki skorunun haberini bile gazetelerin kenar köşelerinde okuduğumuz U19 milli maçlarına üç genç yıldızımız çağırılmış. Milli takım deyince İstanbul takımların eteklerinden ayrılmayanlar, bu kez umutlarını bize bağlamışlar meğer. Avrupa’ya “sarı-kırmızı” diye seslenmek varken “yeşil-beyaz” niyeymiş? “Kes sesini Bursa” denmiş.
Bursa da sesini kesmiş. Hem de öyle kesmiş ki, her galibiyette çarşaf çarşaf beyanatlarını okuduklarımız, düpedüz hakkımız yenirken bile sus pus olmuş. Federasyonda koca şehri temsil edenler çıt çıkarmamış. Sonra “Avrupa, Avrupa, duy sesimizi!” Duysun da… Avrupa çıkmayan sesleri nasıl duysun?
Gaziantep maçına dair söylenecek çok şey yok bence. Olmadı, bu kez beceremedik. Kazanacak kadar oynayamadık. Gaziantep’in mücadelesine söylenecek tek söz yok, oynayacaklar elbet. Hiçbir hedefleri olmasa dâhi her onurlu insan gibi işlerini hakkıyla yapmaya çalışacaklar. Buraya kadar amenna… Yalnız anlayamadığım tek şey, maçın sonlarına doğru vakit çalmaya çalışmaları. Kalecilerinin bir türlü kullanmadığı aut atışları, sonra İvankov’un topu oyuna sokuşlarında önüne atlayıp atışı geciktiren forvetleri… Hele bir taç atışlarında oyuncularının biri bıraktı biri aldı topu, biri bıraktı biri aldı ve atışı topa gelen dördüncü oyuncu kullandı nihayet! Kazanmaya oynamalarına sonuna kadar hak veririm ama bir puan Antep için niye bu kadar önemliydi, onu hiç anlamadım!
Bu haftaya gelince… Dedim ya, ben rüyadan hâlâ uyanmadım. Bir de İstanbul’dan seslenelim bakalım Avrupa’ya, duyacak mı sesimizi. En azından var güçleriyle mücadele eden futbolcularımız için, adam gibi adamımız için bir kez daha seslenelim. Belki de adaletin ilahi olanının vaktidir.
Avrupa, Avrupa, duy sesimizi!
Eğer bu ses İstanbul’un koca koca engellerini aşar da sana ulaşırsa, sesi daha gür çıkanları bastırabilirse, duy sesimizi.
Bülent SABIRLI |