Maç öncesi Bursaspor Gazetesi'ne göz atarken kardeşliğin tribünden ibaret olmadığını görüyorum.
Bugüne kadar oynanan 70 maçta ortaya çıkan 24 G / 23 / B / 23 M şeklindeki tablo iki takımın sahada da kardeş olduğunun kanıtı adeta.
Umarım bu gece sahaya çıkanlar tabloyu biraz daha eşitlemez diye düşünürken maç başlıyor.
Ankaragücü ilk düdükle saldırmaya başlıyor.
"Bu adam bu takıma nasıl ve neden geldi" diye düşündüğüm Vassell yokluyor önce kaleyi.
Sonra Ceyhun,sonra Semavi.
İyi geliyor Güçlüler.
Ta ki 16.dakikaya kadar.O dakikada kendi taraftarları Bursaspor tezahüratına başlayınca onlar da oynamayı bırakıyor sanki.
Sonra biz kıpırdanıyoruz biraz.
Sercan hareketlenince Bursa hareketleniyor adeta.Turgay güzel vuruyor ama olmuyor.
Ardından asist kralı sağ bekimiz nefis bir orta ile topu stoper kaptanının kafasına gönderiyor.
Kaptanı da ağlara tabi.
Yeni kral Ömer Erdoğan oluyor.
Sadece bizim değil,ligin de gol kralı üstelik.
Golden sonra bizim tribünler karışıyor yine.
Eskiden bedava bilet için kavga edenlerin bu kez daha büyük dertleri var gibi.
Küçük bir gurup,önce tribünü,sonra da maçı sabote ediyor.
Neyse ki Eski Teksas ve Maraton ayaklanıyor hemen.
O gurup daha da sevimsizleşiyor ama artık kendi seslerini sadece kendileri duyuyor.
Zira tüm stad ayakta ve takımı destekliyor.
Bu guruba önlem alınmazsa başımızın ağrıyacağı kesin.
45 dakika uyuduk,belki ikinci yarı hareketleniriz diyoruz ama nafile.
Tek pas ustası (!) Hüseyin Şimşir adeta el freni.
Ivan "hadi saldıralım" dedikçe Hüseyin "dur yahu nereye" der gibi topu yana oynuyor.
Yetiş diye yalvardığım Krita'yı arıyor gözlerim.
Tribünde oturduğunu görünce en azından Batalla kulübede diye kendimi avutuyorum.
Harika oynayan Ivan yorulunca Ertuğrul Sağlam Arjantin'liyi gönderiyor yanına.
Futbolcu olduğu kulübede oturuşundan bile belli olan Pablo oyuna biraz hareket katar gibi oluyor ama arkadaşları uyuşuk olunca o da çaresiz kalıyor.
Volkan ve Ozan İpek saman alevi bile olamayınca Turgay da sadece boş koşup kendini yorduğuyla kalıyor.
Batalla takıma girince makas yemeye 3 aday var.
Volkan,Turgay,Ozan.
Sahura kadar oynatacak diye düşündüğümüz hakem nihayet son düdüğü çalıyor.
Kaptan gemisini,biz de orucun sevabını kurtarıyoruz böylece.
Acemi hakemlere deneyim kazandırmak için adeta pilot bölge seçilen Bursa'da bir hakem komedisi ile daha karşılaştığımıza kimse şaşırmadı.
Zira hakemin Edirne bölgesinden olduğunu duyunca nasıl çıkacağını tahmin etmek zor değildi.
Neyse ki Yankaya'nın saçma düdüklerinden ciddi bir kaza çıkmadı.
İlk üç maçtan 6 puan çıkarmak rakipler zayıf olsa bile zor ve önemli.
Uyuşuk oyuna rağmen alınan galibiyet güzel.Bursa'daki serinin sürüyor oluşu da.
Krita ve Batalla takıma girince tempo ve kalitemizin artacağı ortada.
Fakat savunmaya ve uyuşukluğa hocanın çare bulması gerekiyor.
Orada bir türlü yenemediğimiz Trabzon'u Hugo'dan kurtarıp kaosun içine atmak boynumuzun borcu.
Futbolcular geçen seneden kalma bir İlahi adalet hesabımız olduğunu unutmazlarsa bu kez kazanarız.
Ah bir de Hüseyin oynamasa.