Bir hafta önceki zorlu Gaziantep deplasmanının ardından seriye bağlamak için düştük stad yoluna. Sadece seriye bağlamak mı? Sevgiliyle kucaklaşıp bayramlaşmak, sevgiliden bayram hediyemizi almaktı esas hedef.
14. haftada Galatasaray maçı öncesinde stada giderken bunlar vardı akıllarda. Eşimizle dostumuzla bayramlaşmayı kısa kesip, bayramlaşma seromonisindeki yerimizi bir an önce almak için koştuk tribünlere.
Sevgili de bizler kadar özlem doluymuş besbelli. Ligin başpehlivan adaylarından olan yerli galacticos(!) karşısında ilk düdükle birlikte öyle bir Bursaspor izledik ki aklımıza 8 sene öncesinden bir Kasım akşamı geldi. Savunmada inanılmaz güzel alan ve adam paylaşan timsahlar, aynı başarıyı hızlı hücuma çıkarken de gösterince hop oturduk hop kalktık yerimizde.
Henüz maçın ilk 15 dakikası tamamlanmıştı ki Timsah’ın Sercan ve Turgay’la kaçırdığı 2 net pozisyon, oyunun devamı hakkında da bir fikir verdi az çok. Hemen ardından İvan Ergic’in saatte 128 km hızla ve müthiş bir falsoyla 25 metreden vurduğu şut direklerle beraber rakibin zaten az olan direnç gücünü de kökünden sarstı..
O dakikadan sonra da Atatürk Stadındaki bayramlaşma töreninde buram buram galibiyet kokusu yayılmaya başladı. Volkan’ın sağ kanattan bindirmeleri, Kirita’nın bitmek tükenmek bilmeyen enerjisi, Mustafa Keçeli’nin Keita’ya sahayı zindan etmesi ile tamamlanan ilk yarının ardından gardı iyice düşen G.saray, soyunma odasının yolunu zor bulurken sahadaki 11, tribünlerdeki 20 bin timsah da öyle ya da böyle maçın alınacağından emin olarak girdi içeri.
İkinci 45 dakika başladığında gördük ki Bursaspor birinci perdedeki kazanma azminden hiçbir şey kaybetmemiş, aksine soyunma odasında daha bir derlenip toparlanmış. Nitekim ikinci yarıya da harika bir mücadeleyle başlayan Timsahlar, golü bulmakta da fazla gecikmedi. 55. dakikada savunmadan çıkan bir uzun top, 4. pasta Volkan Şen’in ayağına geldi. İlk yarıda rakip sol kanadı hallaç pamuğu gibi atan ama son toplarda doğru tercihi bulamadığı için tribünlerde saç baş yolduran Volkan, bu kez soluyla öyle bir füze güdümledi ki kaleci Leo Franco ancak filelerde topu görebildi.
Bu gol Bursaspor’un nisbeten hızını kesti ve oyunu biraz rölantiye almasını da beraberinde getirdi. Buna karşın Volkan ve oyuna sonradan giren Batalla’nın ayağından kaçan 2 önemli fırsat da bir anlamda rakibin tarihi bir farktan kurtulması anlamına da geliyordu. Nitekim onların kısmetinde de böyle bir bayram hediyesi varmış..
Sonuçta maçın 90 dakikası boyunca sahada ne istediğini bilen Bursaspor, güçlü rakibini adeta eze eze yendi. Bakmayın skorun 1-0 olduğuna. 2’si direklerde patlayan 8 net gol pozisyonu var Bursaspor adına.Ama dedik ya; adı üstünde bayram hediyesi. Rakibin kısmetinde de hediye olarak fark yemeden evine dönmek varmış.
Böylesine özel bir günde, klasmandaki önemli rakiplerimizden birisine karşı aldığımız bu güzel galibiyet için başta rakibi maç öncesinde çok iyi çözen ve bu maçı fizik üstünlüğüyle kazanabileceğimizi öngören Ertuğrul Sağlam olmak üzere herkese teşekkür borcumuz var. Bizlere bu bayramı gerçek bayram yaptılar. Her birini alınlarından öpüyoruz..
Şimdi 3 puanın, zirvenin ve bayramın tadını çıkarma zamanı..
Bayramın kutlu olsun Bursa.
erenito@bursasporum.com |