Geçtiğimiz sezonun 2. yarısından beri saha içerisinde gümbür gümbür geliyoruz. İçeride dışarıda demeden, rakip ayırt etmeden, önümüze geleni silindir gibi ezip geçiyoruz. Öyle ki ligin son 37 maçlık periyodunda en fazla puan toplayan takımı olarak gündeme oturduk.
Hal böyle olunca da şehrimde şampiyonluk türküleri söylenmeye başlandı. Her geçen hafta daha da gürleşen bir sesle haykırdık İstanbul’a doğru ”tahtınız sallanıyor, hegomonyanız yıkılıyor” diye.
Gidişatın zirve olduğunu gören gözler sadece bizlerinki değildi kuşkusuz.. Bizans uyur mu? İlk adımda yıldızlarımıza göz diktiler, her Allah’ın günü bir başka yere aldılar götürdüler. Gazetelerde photoshop marifetiyle giydirilen formalar, ağızlardan hiçbir zaman çıkmadığı halde çıkmış gibi kamuoyuna yansıtılan demeçlerle başladı Bizans’ın ilk taarruz dalgası..
Ama şehrim insanı kanmadı bu ilk dalgaya. Evlatlarına sahip çıktı bağrına bastı. Bizans cephesinin ilk taarruzunu göğsünde yumuşattı bu camianın insanı ve aynen geri gönderdi saha sonuçları olarak. Onlar belaltı çalıştıkça biz sahada konuştuk..
Bizans’ın egemen güçleri, ilk taarruzun yemediğini görünce üslup değiştirdi bu kez. Diyarbakır maçı sonrası başlatıldı bu kez linç kampanyası. Irkçılık yaftasını boynumuza asanlar mı ararsın, canlı yayında forma giyip popülizm peşinde koşanlar mı ararsın. Üstelik bu paralı askerlerin bir tanesi bile o maçı izlemeye bile gerek görmeden mahkeme divanı kurup kalemimizi kırmaya cüret etti..
Biz yine sustuk, yine yutkunduk.. Büyüklük bizde kalsın, futbol sadece futbol olsun dedik. İşimizi sahada bitiririz, onun dışında yokuz biz dedik. İşi “fair” boyutundan götürelim dedik..
Paralı kalemlerin 3. hedefi ise sayın başkanımız İbrahim Yazıcı oldu. Bir telli turnanın bilmem kaç bininci yalan ve iftira dolu haberinin ardından kendisine hesap sorulmasını “gazeteci tartaklamak” olarak niteledi Bizanslılar. Üstelik o telli turnanın çalıştığı gazetenin genel yayın yönetmeninin bir Bizans tekfuru olduğu günlerde kendi meslektaşlarına kameralar önünde saldırmasını unutarak..
Yine sustuk. Kale almadık işimize baktık..
Egemen güçler bizi yıldıramayınca bu kez saha içine çomak sokmaya kalktılar. İlk yarının son haftasında kalfalarını tetikçi olarak gönderdiler üstümüze.Tetikçi kalfanın 2 kurşununa 3 atarak cevap verdik, vurduk geçtik.
Derken kupa mesaisi başladı. Rakip, kupayı en son milattan önce kazanan bir camiaydı. İlk maçta gönderdikleri düdük, emeğimizi,bir golümüzü battal edip rakibin de faulle attığı golle avantajı karşı tarafın cebine koydu. Tamam dediler. Sindirdiklerini zannettiler..
Yine yılmadık. 1 hafta bekledik, hırsızlara karşı cevabımızı sahada verdik. 1, 2, 3.. avantaj bizdeydi artık.. Ta ki çakır bir katil devreye girene, smaçı futbol oyun kuralları içine sokana kadar. Mucizeyi gerçekleştirmeye çeyrek kalmışken bir hırsız emeğimize kan doğradı bastı gitti buradan..
Sabırlar taşmaya bıçak kemiğe yaklaşmaya başlamıştı artık. İlk tepkiler maç sonrasında verildi. Katile hesap saha dışında sorulmaya başlanmıştı. Önce 2. başkanımız ve kulüp müdürümüz, ertesi gün de sayın başkanımızın yazılı açıklaması sabrımızın zorlandığının sinyalini verdi kamuoyuna..
Ama karşı taraftaki egemen güçler belli ki bardağı taşırmaya niyetlenmiş. Hafta sonu Trabzon maçına gönderdikleri hakemle, elle oynamanın futbol oyun kurallarında nizami olduğunu 72 saat arayla tekrar teyid ettikleri yetmedi, bir katilden, bir emek hırsızından hesap sormanın faturasını da kesti bizlere.. Bedeli 1 maç tarafsız sahada seyircisiz oynamak.
İnsan olanın vicdanını sızlatır bu.. ama dedik ya. O sızlamayı duymak için insan olmak lazım en başta. Duyan bilmeyen birisi nükleer silahların çekildiğini, Atatürk stadında kanın gövdeyi götürdüğünü falan sanacak.
Bu Bizans oyununu iyi fark et ey Bursalı.. Egemen güçlerin sana kurduğu tezgahın farkına var. Aç gözlerini.. sahadaki terimizi, emeğimizi çalmak istiyorlar. Bunun farkına var. Sahip çık sevdana.. daha bir dört elle sarıl. Öyle bir sahiplen ki senin yükselişine çelme takmak isteyen Bizans’ın her oyununu boşa çıkart..
Ve sayın yönetim kurulumuz.. Vurun artık masaya yumrukları. Yapın organizasyonu, düşün lider olarak önümüze, dökün bizi sokaklara, takılalım peşinize. Hesap sormak için yanınızda destekçileriniz olalım..
Ama ne olur artık susmayalım. Hakkımızı arayalım. Emeğimize el uzatanların o ellerini kökünden kıralım.. hep birlikte, omuz omuza kenetlenip dimdik ayakta kalalım..
Yemin ettik bir kere.. HER TÜRLÜ BİZANS OYUNUNA KARŞI İSTANBUL HEGOMONYASINA SON VERECEĞİZ. Hem de bu sene..
erenito@bursasporum.com
|