Bülent SabırlıKader, sen ne acayip bir şeysin!
Hani kur desek, anca bu kadar kurarsın.
Önden Ertuğrul hocayı gönderdin bize. Sanki onun o tertemiz yüzüne baktığımızda ışıltılarla dolacak geleceğimizi de böyle bir temiz görebilelim diye.
Onun eline de öyle güzel bir harman verdin ki…
Bir kısmı Bursa’nın üzerine titrediği öz evlatları. Göz bebekleri. Gencecik. Başarıya aç.
Diğerleri ise iş ahlakları zirvede, tecrübeli, son baharlarında bu güzelim şehre buyur ettiğin Bursalılar.
Onlar elbirliğiyle kırk seneden beri yüzü gülmeyen Bursaspor sevdalılarına mutluluklar, umutlar getirdiler. Bursa tribünlerine sabrı öğrettiler. Çünkü yıllar yılı sahaya baktığında başarıdan çok emek görmek isteyen Bursa’ya, hayal ettiğinden bile fazlasını verdiler.
Bütün bu altyapıyı hazırladın ve sonra bizi yukarılara taşıdın.
Peşimize üç İstanbulluyu birden takarak üstelik. Hani çoğu sene biri, bazen ikisi birden erkenden kopardı ya şampiyonluk yarışından; bu sene öyle değil, üçünü birden son haftalara kadar umutlu tuttun. Sen işini de, bizim en büyük hayallerimizi de biliyorsun çünkü. İstanbul’un hegemonyası dillere destan bir şekilde yıkılacaksa, üçüyle birden yarışarak zirveye kurulmak ne şaşaalı olur değil mi?
Sonra bize eşeğimizi kaybettirdin İBB, Gençlerbirliği ve Galatasaray maçlarıyla ki bulduğumuzda sevindiresin. Anladık, bizi seversin.
Sevindireceksin, biliyoruz. Bu umudu Kayseri maçını da kazasız belasız atlatmamızı sağlayarak sen aşıladın bize. Bulaşıcı ve tüm şehri sarhoş eden bir umudu… Çünkü biliyorsun Orhan Veli’nin sözlerini:
“Gerçeğin dağına umutsuzlukla çıkılmaz.”
Fenerbahçe’nin karşısına dizdiklerin bile yaşatacağın büyük mutluluk için bir işaret aslında. Futbolda İstanbul hegemonyasına diklenebilen, diklenebilecek üç şehir, üç takım say desen bu ülke insanına; istisnasız herkesin sayacağı şehirler Fenerbahçe’nin karşısındakiler: Ana rakip Bursa, engelleri ise Ankaragücü ve Trabzon. Vallahi sen işini biliyorsun!
Hele son deplasman olarak Ankaragücü maçını koymadın mı Fenerbahçe’nin önüne… Pes!
Şampiyon olduğumuzda bizim gibi sevinecek, kupanın bir kulpunu canıyürekten tutarak bizimle birlikte kaldıracak Ankara’nın kardeş Güçlülerine onur payesi bu verdiğin, besbelli! Bir de Abdül ağabeye… Bambaşka bir âlemden o kutlu günü seyrederken hem Ankaragücü’yle, hem Bursa’yla ne kadar gurur duyacak, düşünebiliyor musun?
Kayseri galibiyetinden sonra biraz afalladık, hâlihazırda yakalananın idrakine varamadık pek, affet. Ama biliyorsun bir rüyadayız. Rüyadayken ipler elinde olmuyor ve haliyle her şeyi akilâne bir şekilde yapmak da pek mümkün olmuyor. Yoksa sahadaki yeşil beyazlılara bize yaşattıkları keyifler için içtenlikle sunulması gereken minnettarlıkların farkındayız. Bu da son maçta olacak inşallah. Şampiyon olsalar da, olmasalar da… Ama bunca kurduktan sonra bize o büyük vuslatı da çok görmezsin; o kadar da hain, zalim olamazsın.
Bülent SABIRLI |