Paraya dair!

13 Nisan 2017 19:42

Yazarlarımızdan Mahir Murat Tamzok'un gündemi değerlendirdiği köşe yazısı.


"PROJE BİTTİ HAYIRSEVER ARANIYOR” başlığını okuyunca söylemek zorundayım ki çok şaşırdım…İzlenen yol işin işleyişine ters. Size açıklayayım…

Diyelim ben gittim kulübe dedim ki; tüm maliyeti ben karşılayacağım aradığınız hayırsever benim...

Ooooşak şak şak kameralar kayıtta.. Yaşasın Tamzok var ol, nur ol vs... Sonra?

Temel atılacak tören vs. sayılı günler su gibi akar gider ve günün birinde kurdela kesilip bina işletmeye alınacak. Alınacak da kim işletecek?

Devlet mi? Amaç devletin işletmesiyse gidersin Milli Eğitim müdürlüğüne onlar projelendirir ve listelerindeki işadamlarına rücu edip yaptırırlar...

Adı Bursaspor Koleji Anadolu Lisesi olur ama orada okuyan çocukların Bursaspor’a gönüllerinin ısındırılması, altyapının orada okuma avantajı dışında bir kazancın olmaz. İşin açıkçası ZIRNIK para kazanamazsın.

Peki okulu Bursaspor Kulübü mü işletecek? Bu da mümkün değil… Dolayısıyla amaç, yapılacak okulu devletin işletmesi değil de özel sektörün işletmesidir.

Eee inşaatı ben yaptıracağım hayır hasenat işi…

Okulu gelip özel bir okul işletecek parayı götürecek, böyle iş olmaz...

Yerin var, projeyi Yıldırım Belediyesi yapmış. Gidersin Ulusal ve Yerel çapta hizmet veren özel okullara dersin ki benim böyle amacım var, müstecir arıyorum. Yap işlet devret ya da bir komisyon (isim hakkı ) karşılığı talipseniz buyurun teklifinizi getirin dersin. Tüm teklifleri aynı gün toplarsın canlı yayında açıklarsın ihale sonucunu…

Türkiye’deki tüm ulusal özel okullar Bursa'da şube üstüne şube açarken; Bursaspor kulübü, üstelik de projesi de yaptırılmış şehrin en prestijli okulu olmaya aday bir kolej için hayırsever işadamı arıyorsa yazık…

Konu para puldan açılınca yazamadan edemeyeceğim kusuruma bakmayın...

Stadın isim hakkı için özel sektörü kapı kapı dolaşıp, siyasilerden sürekli ricada bulunup yardım istemek hem yorucudur, hem moral bozucu hem de Sayın Başkan’ın işi değildir..

Bence izlenmesi gereken yol şudur;

Önce uluslar arası bir SURVEY şirketiyle antlaşma yaparsınız ve sizin marka değerinizin ne olduğunu ölçmesini istersiniz. İnciğiniz boncuğunuz şampiyonluğunuz televizyonunuz bilançonuz incelenir tartılır ve derler ki “kardeşim sizin marka değeriniz bu”

Akabinde gidersiniz Bursa’nın ya da Türkiye’nin en etkin reklam ajanslarından biriyle görüşürsünüz, elinizde kapı gibi marka değeri sertifikası... Rahat anlaşırsınız.

Malınızı (Stadın ismi vs her neyse) satmalarını istersiniz karşılığında da komisyonunuzu verirsiniz..

Marka değeriniz sekteye uğramadan siz kapı kapı dolaşmadan, siyasilerden asıl yardım istemeniz gereken başka konular varken profesyonel bir şekilde ve en uygun firmaya pazarlarsınız..

Zira, siyasilerin bir telefonla koca koca ulusal firmaların sahiplerini Bursaspor’un stadyum isim hakkını vs rica minnet üstlenmeye razı etmeleri pek mümkün değil bence..

Her firmanın bir planı programı var, antlaşma yaptığı bir reklam ajansı var, o reklam ajansıyla imzaladıkları antat kaldıkları bir imaj çalışması var ve taahhüt ettiği bir reklam bütçesi var..

Firma sahiplerinin, kendi içlerinde oluşturduğu tüm yıla dayalı-imaj-marka vs vb her türlü tanıtımı içeren bu düzeni yıkıp, daha da ötesi (mallarının tanıtımı ürünlerinin marka değeri için göbekten yapışık ikiz gibi bağlı olduğu) reklam ajansları sahiplerini ekarte ederek; siyasilerin telefonları – ricalarına binaen Bursaspor’a (hem de taraftarı bile olmadıkları) yardım etmek amacıyla stadyum isim hakkı vs konularda yol alınabileceğini düşünmek bile bence çok şaşırtıcı…

Survey şirketinin yaptığı marka değeri tespitinden sonra

STADIN İSİM HAKKININ satılmasının yanı sıra Stad isim hakkı derken laf lafı açar, kapı kapıyı aralar bir alay kazanç kapısı doğar forma reklamı, reklam panosu, antrenman tesisleri, Bursaspor tv reklam kuşakları vs vs vs..

Öyle oturduğumuz yerden para falan harcamadan (survey şirketi para alacak, reklam ajansı komisyon alacak) biz bu işi yaparız ne gerek var para harcamaya falan derseniz de istediğinize değil de gelene ve verilene razı olursunuz..

Reklam geliri elde edemeden geçirdiğiniz sürenin sizin bütçe planlamanızda etki edeceği domino etkisini ise hisseder durursunuz…

Birde madalyonun diğer yüzü var…

Belkide Yönetim Kurulumuz marka değerimizi tespit ettirdi ve çıkan sonuç, isim hakkını yüksek değerlere satılmasını engelleyecek derecede hayal kırıklığı yaratmış durumda ve hal böyle olduğu için hadiseye profesyonelce yaklaşmak yerine siyasilerin aracılıkları ile çözüm bulunmak isteniyor..

Bilemiyorum..

Ama o zeminle, müştemilatı tam bitmeden stadın pazarlanması pek kolay değil…

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

SON HABERLER
Başakşehir'den sürpriz takip!Yeşil Bursa'nın başarılı forveti Berat Jonathan Ustabaşı'nı dünkü mücadelede Başakşehir izledi.
Yeşil Bursa galibiyete hasretPilot takımımız Yeşil Bursa, kendi evinde Van ekibi Van BŞB'yi konuk etti.
Gomis'e dikkat!Hazırlıklarını tamamlayan Galatasaray'da geride kalan beş maçta da rakip fileleri havalandıran Fransız golcü Gomis en dikkat çeken isim. Bafetimbi Gomis'in ligde 7 golü 2 de asisti bulunuyor.