
''HER TÜRLÜ BİZANS OYUNLARINA RAĞMEN İSTANBUL HEGEMONYASINA SON VERECEĞİZ''
Seksenli yılların bu çarpıcı pankartının geçtiğimiz sezonun son maçında, İstanbul deplasmanında, tekrardan açıldığını gördüğümde, aklım çok eski bir efsaneye gitmişti.
Rivayet olunur ki, kuşların her şeyi bilen, dara düştüklerinde kendilerini kurtaracağına inandıkları, etekleri bulutların üzerindeki Kaf Dağı’nda yaşayan Simurg Anka diye bir hükümdarları varmış. İşleri her ters gittiğinde bekledikleri bu kurtarıcı, hiçbir seferinde de imdatlarına yetişmediği için günden güne onun varlığından ümitlerini kesmeye başlamışlar. Günlerden bir gün Anka kuşunun kanadından bir tüy bulan ve onun varlığına inanan bir kuş sürüsü yedi dipsiz vadiyi aşarak varılan Kaf Dağı’na doğru yola çıkmış. Fakat yol boyu yoruldukça düşenler olmuş ve grup türlü tehlikeleri atlattıktan sonra son vadi olan “yok oluş” vadisini de aştığında, geriye sadece otuz kuş kalmış. Anka kuşu yuvasına vardıklarında öğrendikleri şey ise Simurg Anka’nın “Otuz Kuş” anlamına geldiği olmuş. Anlamışlar ki zaten her biri bir Anka kuşuymuş. Demek ki dertten kurtulmak, hedeflere ulaşmak için kurtarıcı beklemek değil; silkinmek, uçmayı sürdürmek gerekmiş.
En büyük hayalimiz olan futboldaki İstanbul saltanatı yıkabilmek için yönetiminden çalıştırıcısına, oyuncusundan taraftarına bu hayalin peşine düşen her birimizin bu uğurda üzerimize düşen görevleri yılmadan, yorulmadan yerine getirmemiz gerek. Tıpkı Anka kuşlarının her biri gibi…
Ve bu Anka kuşları her bahar kendi ölümünün vakti geldiğinde yuvasına çekilir, döne döne yanar, kül olur ve ölürmüş. Sonra yepyeni bir hayatın umuduyla küllerinden tekrar doğarmış.
Tıpkı bu pankart gibi... Sevimsiz, uğursuz, başarısız sezonların ardından geçtiğimiz sezonun ikinci yarısında hepimizin yüzünü güldüren başarılar, yepyeni bir bahar gibiydi. Kenarda köşede kalmış, unutulmuş bu pankart da baharın güneşini gördü ve kendi küllerinden doğup Olimpiyat Stadyumu’na asıldı. Cismiyle, ruhuyla, namıyla dikildi tekrardan karşımıza…
İnanıyoruz. Daha güneşli günler göreceğiz. Geçtiğimiz sezon küllerimizden doğduk, uçacağız umut Kaf Dağı’nın ardında da olsa. Her birimiz elimizden gelen emeği vereceğiz. İnanıyoruz. Ama bu sene, ama seneye, ama sonraki sene… Biz bu vuslatı mutlaka göreceğiz. Gerekirse her yıl küllerimizden doğacağız ve bir gün mutlaka “Her türlü Bizans Oyunlarına rağmen İstanbul hegemonyasına son vereceğiz.”
Ama bu sene, ama seneye… İnşallah bu sene, inşallah bu sene…
Yeni sezon Bursaspor’umuz için başarılarla dolu olsun!
Bülent SABIRLI |