Hava Durumu

Divan ve başkan

Yazının Giriş Tarihi: 25.04.2013 12:49
Yazının Güncellenme Tarihi: 25.04.2013 12:49
 Şampiyonluğun yeni ve etkin bir dayanışma ve sinerji ruhu yaratması beklenirken kent ve kulüp eksenli bir ikilemde giderek artan bir biçimde çeşitlenen taraflar yaratılmış olduğunu ise ibretle izledim. Divan bu ikilemi keskinleştiren ve çeşitlendiren bir fotoğraf olarak belleklerdeki yerini aldı.

Öncelikle ve elbette büyüyen bir kulüp olarak Bursasporun “taraf” sayısının çokluğu gerekli ve önemlidir; bunu da yadırgamıyorum. Keşke Bursaspor tarafları Türkiye’nin ve dünyanın her yerinde olsa, olabilse!? (Bu konuda genç kuşaktaki umut verici gelişmeleri ise takdirle izliyorum).

Ancak bu makalede taraf sözüyle güç odaklarını kastettiğimi belirtmeme bilmem gerek var mıdır? Bununla Bursa medyasının çok sevdiği “kent dinamikleri” deyiminden farklı bir tanım denemesinde bulunmaktayım. Çünkü kent dinamikleri sosyolojik açıdan hareket alanını kısa ve uzun erimli geometri ve matematik hesapları üzerine kurmaktadır. Osmanlı kent hayatında “eşraf ve ayan” olarak tanımlanan bu zümrenin geleceğe dönük statü güvencesi onlar için her türlü kent sorununun önünde yer alır.

Kentin modern eşrafı ile Bursaspor kulübü arasındaki ilişkilerin sözü edilen geleneksel bağlamdan çok farklı olduğu söylenemez. Bir yandan statü güvencesinin çağdaş vasıtalarına dört elle sarılma isteği, öte yandan Bursaspor’un mevcut ve olası başarılarına külfetsiz eklemlenme iştahı… Şampiyonluk bu iştahı kabartan bir aşama olarak tarafların giderek artan iştahının ve çeşitliliğinin bir nedeni olmuştur. Bu açıdan bakıldığında Bursaspor başkanının işi sanılandan ve görünenden de zordur. Çünkü bu –son- divan göstermiştir ki,

- Modern toplumun bir proje, bir amaç ve bir felsefe etrafında öngörülen çalışmaların desteklenmesi ve teşvik edilmesi çevresinde oluşan güç odakları yerine Bursaspor kulübünün etrafında “taraf güçler” oluşmaya başlamıştır.
- Kent dinamikleri içinden filizlenen taraf güçler kulübe lütuf ve ihsanları karşısında Bursaspor başkanının kadirşinas olmasını (muti, medyun-ı şükran, kadirşinas, …) istemekte ve beklemektedir.
- Kent dinamikleri lütfederlerse kulübe katkı verecekler ve fakat başkan bu katkıların geleceğe dönük planlamasını yapamayacaktır. Örneğin yakın –ve uzak- bir gelecekte bitecek olan stadın gelecek sezonlardaki gelire dönük planlamasını bugünden yapma vizyonunu üretemeyecektir.  Son divanda olduğu gibi böyle bir talep seslendirildiğinde ise “dur bakalım, hele bir bitsin!” denilecektir.
- Divan üyelerine konuklarını ağırlamak için kulüpte ofis temin edilecek, üstelik bu görevi formel süreçle (yazılı dilekçeler) biçimlenen ilişkilere uygun olarak itaat ve sadakat ölçüleri içinde derhal yapmış olacaktır.
- …….
 
Yükselen yeni Bursaspor’umuzun yerel ve taşrasal şehir değerleri içinde patinaj yapan kent dinamiklerine değil de ulusal ve küresel değerlere adapte olmuş Bursaspor güç odaklarına (taraflara) ihtiyacı vardır.
Üzülerek belirtmek gerekir ki son divan, şampiyon kulübün yerellik ve ulusallık arasındaki bir çekişmenin kıskacında kaldığını göstermektedir.

Bursaspor’a yerel olanı aşma denemesinde başkan olmak bundan böyle hiç olmadığı kadar zordur. Allah İbrahim Yazıcı’ya sağlık versin…
 
Gerekli bir açıklama: Sayın Yazıcı’yı yalnızca medyadan tanıyorum; yüzyüze görüşmedim. İlk ve son kez aynı çatı altında 8.6.2009 tarihli olağanüstü kongre nedeniyle yer aldığımızı hatırlıyorum. Bu kongrede “Bursaspor’a başkan olmak!” konulu konuşmamı başkan taraftarları sabote etmiş, konuşmamı tamamlayamamıştım.
 
Prof. Dr. İsmail Doğan

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.